KOAH
KOAH, “ Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı”
isminin baş harflerinden oluşan kısaltılmış bir hastalık ismidir.
KRONİK kelimesi uzun süredir devam eden anlamındadır.
OBSTRÜKTİF kelimesi tıkayıcı anlamındadır ve bu hastalıkta nefes
borularının (bronşların) tıkandığını göstermek için kullanılır.
O halde KOAH’ı, “uzun süredir bronşlarda tıkanmaya neden olan
bir hastalıktır” şeklinde tarif edebiliriz. Bu hastalığın en kötü yanı,
bronşlarda oluşan tıkanmanın bir daha düzelmemesi ve tedavi olunmaz ise
hastalığın sinsice ilerlemesidir.
Hastalığın en önemli nedeni SİGARA bağımlılığıdır.
KOAH yaklaşık olarak 20 yıl günde bir paket sigara içme
sonrasında ortaya çıkar. Eğer günde bir paketten daha fazla sayıda sigara
içiliyorsa bu zaman daha da kısalır. Hastalık genellikle 40 yaşından sonra
belirti vermeye başlar. KOAH teşhisi alan kişilerin büyük çoğunluğu halen
sigara içen veya çok uzun süre sigara içmiş ve bırakmış kişilerdir. Hastalık
sinsi ilerlediği için ve sigara bağımlıları öksürük, balgam çıkarma gibi
şikayetleri önemsemedikleri için KOAH teşhisi konduğu zaman hastalar akciğer
kapasitelerinin önemli bir kısmını kaybetmiş olmaktadırlar.
Sigara içen her beş, altı kişiden birinde KOAH gelişmektedir.
Ülkemizde 20 yaş üstündeki kişilerin en az yarısı sigara bağımlısıdır.
Dolayısıyla bizim gibi sigara içme alışkanlığının çok yaygın olduğu ülkelerde
KOAH önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ülkemizde en iyimser tahmin ile 5
milyon KOAH’lı vardır. Fakat bu hastaların sadece az bir kısmı teşhis
edilmektedir. Hastaların önemli bir sayısı hastalıklarının farkında olmayıp
öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı gibi şikayetleri çok rahatsız edici
olmadıkca doktora gitmemektedirler. Sigara bağımlısı olanların
rahatsızlıklarında doktora gitmemelerinin önemli bir nedeni de sigarayı
bırakmaları konusunda uyarı almaktan kaçmaktır.
Sigara dumanı ile nefes borularına ve hava keseciklerine zararlı
gazlar ve maddeler dolar . Yıllar geçtikce bu zararlı gazlar ve maddeler
bronşların ve hava keseciklerinin yapısını bozmaya başlar. Bunun sonucunda
bronşların hastalanmasıyla TIKAYICI BRONŞİT, hava keseciklerinin
harabiyeti ve parçalanması ile AMFİZEM ortaya çıkar.
İşte KOAH adı altında bu iki hastalık yer almaktadır. Sigara
içimi ile hem bronşlarda tıkayıcı bronşit hem de aynı zamanda amfizem gelişir.
Akciğerlerde ortaya çıkan bu tıkanıklıklar ve bozulmalar sonucunda kana oksijen
geçişi azalır ve vücudun oksijensiz kalması ile pek çok ciddi rahatsızlıklar
doğar.
Oluşan bu bozuklukların tedavisi ve tamiri mümkün değildir.
Akciğerler bu hastalık ile erkenden yaşlanır ve bozulur. Çünkü KOAH ilerleyici
bir hastalıktır. KOAH başlayan bir hastada sigarayı biraktıktan sonra
bozuklukların tamamen ortadan kaybolması çok zordur. Ancak sigaranın
bırakılması ile hastalığın ilerlemesi yavaşlar. Diğer yandan sigara bırakılmaz
ise hastalık çok hızlı ilerler. KOAH için kullanılan ilaçlar sadece hastaların
nefes darlığı şikayetlerini azaltmak için kullanılır. Bu ilaçların hastalığı
ortadan kaldırmak veya ilerlemesini yavaşlatmak gibi bir etkileri yoktur. Bu
nedenle KOAH tedavisinin temelini sigarayı bırakmak oluşturur.
KOAH BELİRTİLERİ NELERDİR ?
· ÖKSÜRÜK
· BALGAM
· NEFES DARLIĞI
Bu şikayetler uzun süredir devam etmektedir.
Öksürük ve balgam çıkarma önceleri sadece sabah görülür. Balgam
çok az miktarda çıkar. Hastalar genellikle bu şikayetleri önemsemezler ve
sigara içmenin doğal bir sonucu olarak kabul ederler. Gerçekte, şiddetli
olmayan öksürük ile birlikte az miktarda balgam çıkarmak çok önemli bir
hastalığın yani KOAH’ın erken habercisi olabilir. Eğer sigara içmeye devam
edilirse ve hastalık ilerlerse öksürükler şiddetlenir ve balgam miktarı
gittikçe artar. Hastalar günün her saatinde balgam çıkarmaya başlarlar. Bazen
boğulacak kadar şiddette öksürükler olmaya başlar.
Nefes darlığı hastalığın erken dönemlerinde koşma, hızlı yürüme
veya merdiven çıkma gibi eforlarda ortaya çıkarken, hastalığın ilerlemesi ile
istirahatte dahi nefes darlığı oluşur. Genellikle öksürük, balgam ve nefes
darlığı şikayetleri 50 yaşına doğru ciddi şekilde artış gösterir.
Bütün bu yakınmalar kış aylarında ve özellikle hava kirliliğinin
yoğun olduğu dönemlerde ve gribal enfeksiyonlar sonrasında çok artar.
Sigara içen kişilerde bu şikayetlerden bir veya birkaç tanesi
ortaya çıktığı zaman hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Çünkü erken
teşhis ve sigaranın bırakılması ile ancak bu ilerleyici ve akciğerleri sakat
bırakan hastalıktan kurtulmak mümkün olabilir.
KOAH, nefes darlığının şiddetine göre dört gruba ayrılır.
1- Hafif KOAH
- Ağır iş yapıldığı zaman veya
hızlı yürüme ve merdiven çıkma esnasında bazen nefes darlığı hissedilir.
2- Orta KOAH
- Ağır iş yapıldığı zaman veya
hızlı yürüme ve merdiven çıkma esnasında genellikle nefes darlığı
hissedilir.
- Bazen günlük işler yapılırken
dahi nefes darlığı hissedilir.
- Gece uykusu rahattır, nefes
darlığı nedeniyle uykusuzluk çekilmez.
3- Ağır KOAH
- Günlük işler yapılırken
genellikle nefes darlığı hissedilir.
- Şiddetli halsizlik vardır.
- Merdiven çıkmada çok
zorlanılır.
- Gece nefes darlığı nedeniyle
uyku düzeni bozulur.
4- Çok ağır KOAH
- Otururken dahi nefes darlığı
hissedilir.
- Oda içinde yürümek zorlaşır.
- İşe gidilemez.
Hastalığın ileri dönemlerinde kanda ve organlarda oksijen
miktarı önemli oranda azalacağı için çok daha fazla rahatsızlıklar belirir.
Bunlar;
- Bol terleme
- Dilde, dudaklarda, parmak
uçlarında morarma
- Şiddetli baş ağrısı
- Çarpıntı
- Gündüzleri uyuklama, geceleri
uykusuzluk
- Zihinsel faaliyetlerde azalma
(unutkanlık, dikkatsizlik)
- Aşırı sinirlilik
- Şiddetli halsizlik, yorgunluk
- Zayıflama
- Cinsel güçte azalma
- Mide rahatsızlıkları, karında
şişkinlik ve hazımsızlık
- Kabızlık
- Ellerde ve ayaklarda uyuşma,
karıncalanma, yanma hissi
- Ellerde titreme
Hastalığın ilerlemesi ile kalp yetmezliği meydana gelebilir ve
ayaklarda su toplama başlar. Kalp yetmezliği gelişen hastalarda hastalığın
ileri dönemlerinde nefes darlığı çok şiddetlenir ve hastalar evden dışarı
çıkamaz hale gelirler. Bu dönemdeki hastalar artık günün en az yarısında
oksijen makinasına bağlı kalırlar.
Hastalığın çok ilerleyerek yukarıda belirtilen ağır
rahatsızlıkların ortaya çıkmasını önlemek için yapılması gereken SİGARANIN TERK
EDİLMESİDİR.
KOAH teşhisi konmuş hastalara çok önemli bir sorumluluk
yüklenmektedir. Bu hastalığın zararlı etkilerini bizzat yaşadıkları için
çevrelerinde bulunan sigara bağımlısı yakınlarını ve arkadaşlarını uyarmak ve
hatta baskı yapmak zorundadırlar.
KOAH NASIL TEŞHİS EDİLİR ?
KOAH ilerleyici ve geriye dönüşü olmayan bir hastalık olduğu
için, ne kadar erken teşhis edilir ve ne kadar erken tedaviye başlanırsa
hastalık o kadar az rahatsızlığa neden olacaktır. Ne yazık ki, KOAH’lı hastalar
ilk teşhis edildikleri anda genellikle akciğer kapasitelerinin önemli bir
kısmını kaybetmiş oluyorlar. Bunun nedeni öksürük, balgam ve nefes darlığı
şikayetlerini ihmal etmeleridir. Hastalığın hafif dönemde iken teşhis edilmesi
ile tedavi kolaylaşacak, hastalar tedaviden daha çok yararlanacak ve hastalığın
ilerlemesi durdurulmuş olacaktır.
KOAH, teşhisi çok kolay olan hastalıklardan birisidir. Bu
hastalığı akla getiren iki önemli özellik vardır. Bunlar;
1- Sigara içimi.
2- Uzun zamandır ÖKSÜRÜK, BALGAM ve NEFES DARLIĞI şikayetleri
olması.
KOAH hastalığının kesin teşhisinde solunum testi yapılır. Bu çok
kolay uygulanan bir testtir. Derin bir nefesle alınan hava solunum test
cihazının plastik borusu içinde çok hızlı bir şekilde üflenir.
KOAH erken teşhisi için sigara içen ve 40 yaşını aşmış herkes
yılda bir kez solunum testi yaptırmalıdır. Uzun süredir öksürük, balgam ve en
önemlisi nefes darlığı şikayetleri olan sigara içicilerde KOAH riski çok
yüksektir. Bu kişilerin en kısa sürede solunum testi yaptırmaları gerekir.
Solunum testi ile hem KOAH teşhisi konur hem de hastalığın
şiddeti belirlenir. KOAH tedavisi hastalığın şiddetine göre planlanacaktır.
KOAH NASIL TEDAVİ EDİLİR ?
KOAH tedavisinde başarılı olabilmek için uyulması gereken
kurallar;
- Sigaranın bırakılması,
- Tozlu ve dumanlı ortamlarda
çalışmamak, bulunmamak ve
- Düzenli ilaç tedavisidir.
KOAH tedavisinin temelini “sigaranın terk edilmesi” oluşturur.
Sigara bırakıldığı zaman bronşlardaki ve hava keseciklerindeki bozulmaların
şiddeti yavaşlar. İlaçlar hastalığın ilerlemesini önlemez bu nedenle sadece
nefes darlığını azaltmak için kullanılırlar.
Sigarayı bırakamayan bir hastanın ilaçlardan yarar beklememesi
gerekir. İlaçlar sadece geçici süre için nefes darlığını azaltabilir. Sigarayı
bırakmayan hastalar her yıl bir önceki yılı arayacaklardır. Birkaç yıl sonra
hastalık çok ilerleyince hastalar isteseler dahi sigara içemez hale
geleceklerdir. Başka bir ifade ile “hasta sigarayı bırakmayacak, sigara hastayı
bırakacaktır”. Fakat bu durumdaki bir hastanın artık günlük işlerini
yapabilmesi çok zorlaşmış olacaktır. Böyle bir hastanın geriye dönük
pişmanlıkları ve “keşke şu mereti içmeseydim” şeklindeki yakınmalarının bir
faydası olmayacaktır.
KOAH’lı hastaların nefes darlıklarını rahatlatmak amacıyla
kullanılan çok sayıda ilaç vardır. Bunların bazıları solunum yolu ile
kullanılırlar.
Solunum yolu ile kullanılan ilaçlar, çalışma prensipleri ve
şekilleri birbirinden farklı cihazlar yardımı ile kullanılırlar. Solunum yolu
ile kullanılan ilaçların dozları çok düşüktür. Fakat ilaçlar direkt olarak
solunum yollarına ulaştığı için etkileri çok kuvvetlidir. Ancak etkili
olabilmeleri için doğru teknik ile kullanılmaları gerekir. Bu cihazların nasıl
kullanılacağı çok iyi öğrenilmelidir. Hata varsa bunu düzeltmek için muayene
sırasında hekim önünde kullanma denemeleri yapılmalıdır.
İlaçların dozu düşük olduğundan ve kullanılan dozun da çok az
bir kısmı kana karıştığından yan etkileri yok denecek kadar azdır. Solunum
yoluyla kullanılan ilaçlar alışkanlık yapmazlar, dişlere ve akciğerlere
herhangi bir zarar vermezler.
Oksijen tedavisi
Çok ağır KOAH’lı hastalar sürekli olarak günde en az 15 saat
oksijen kullanma zorundadırlar. Kanda oksijen seviyesi tehlike sınırının altına
inmiş olan hastaların uzun süreli oksijen tedavileri hem şikayetlerini
azaltacaktır hem de yaşam kalitelerini artıracaktır. Çünkü KOAH’da ortaya çıkan
sorunların önemli bir bölümü vücudun yeterince oksijen almamasından
kaynaklanır.
Oksijen tüpleri bu amaçla kullanılmazlar. Çünkü tüpler kısa
sürede
bitecektir ve bunların tekrar doldurtulması gerekecektir. Uzun
süreli oksijen tedavisi için “oksijen konsantratörü” adı verilen ufak bir
komidin boyutunda cihazlar kullanılır. Oksijen cihazının doldurulması gereken
deposu yoktur, bu makinanın kendisi oda havasından oksijen üretmektedir.
Sosyal güvencesi olan hastalara heyet raporu karşılığında
oksijen konsantratörü ücretsiz olarak verilmektedir. Heyet raporu için bu
cihazın kullanılmasını gerektirecek kadar ağır KOAH olduğunu belgelemek
amacıyla bazı basit testlerin yapılması gerekir. Böylece uzun süreli oksijen
tedavisi alması gereken hastalar belirlenmiş olmaktadır.
Uzun süreli oksijen tedavisi alan hastaların uyması gereken
kurallar;
- Günde en az 15 saat oksijen
alınmalıdır.
- Yangın tehlikesi nedeniyle
oksjien cihazının yanında sigara içilmemelidir.
- Cihaz sobadan uzak
tutulmalıdır.
- Gece kan oksijen seviyesi çok
daha fazla düştüğü için uyku süresince oksijen alınmalıdır.
- Cihazın bakımı düzenli
yapılmalıdır.
Tedavide yardımcı tedbirler
- Yapılabilecek kadar egzersiz
yapılmalıdır. Sürekli oturmak ve egzersizden kaçınmak kasları
güçsüzleştirir ve nefes darlığını artırır.
- Ağır egzersizlerden (ağır yük
taşımak, bahçede çalışmak gibi) kaçınılmalıdır.
- Soğuk ve hava kirliliğinin
fazla olduğu saatlerde dışarıya çıkılmamalıdır.
- Sık aralıklarla ve her öğünde
az miktarda yeme alışkanlığı kazanılmalıdır.
- Yiyecekler daha çok sulu
gıdalardan (çorba, sulu sebze yemekleri) oluşmalıdır. Katı ve ağır
yemekler sonrasında nefes darlığı artmaktadır.
- Hazımsızlığa ve gaz
şikayetlerine neden olabilecek yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
- Bol sıvı (su, asitsiz meyve
suları, bitkisel çaylar) tüketilmelidir.
- Kilosu fazla olan hastaların
şikayetleri de o kadar çok artacaktır. Kilolu hastaların fazla kilolarını
azaltmak için çaba göstermeleri gerekir. Bunun için yağlı, tatlı ve unlu
yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
- Her yıl sonbaharda grip aşısı
yaptırılmalıdır. Grip salgınları döneminde kalabalık yerlerde
bulunulmamalıdır. Enfeksiyon hastalıklarından korunmak için yanaktan
öpüşme alışkanlığı terk edilmelidir. Grip ile birlikte hastalık bir anda
şiddetlenir, şikayetler ağırlaşır ve genellikle hastaların hastanede
yatırılarak tedavileri gerekir.
- Nefes darlığının
şiddetlendiği zamanlarda derin nefes aldıktan sonra ıslık çalar gibi
dudakları büzerek nefesinizi yavaşca dışarıya üfleyin. Bunu ne kadar sık
yaparsanız o kadar rahatlarsınız.
- Sırtınız dik olacak şekilde
rahat bir koltuk, divan veya sandalyeye oturun. Bir elinizi göğsünüzün
üzerine diğer elinizi ise karın bölgenize koyun. Nefes alır verirken
göğsünüz üzerindeki el hareket etmemelidir. Burundan “bir, iki” sayılarını
söyleyerek nefes alın. Nefes alırken göğsünüz hareket etmesin karın
kaslarınız yukarıya doğru hareket etsin. Daha sonra “bir, iki, üç, dört”
sayılarını söyleyerek yine burundan aldığınız nefesi dışarıya üfleyin. Bu
şekildeki soluk alıp verme alışkanlık haline gelene kadar bu egzersizlere
devam etmelisiniz. Böylece solunum yaptıran diafragma kası güçlenir ve
daha az nefes darlığı hissedersiniz.
Hazırlayan: Uzm.Dr. Tevfik Koral Hoca
Göğüs
Hastalıkları Uzmanı
Yorumlar
Yorum Gönder